oysa I liked you

ben hep inanıyorum.. hala umuuud edebiliyorum.. ve hala yanılıyorum… hala hatalardayım. hala anlamıyuorum. hala anlatamıyorum.

ve yine bitiyorum. ve yine istemiyorum. 

beceremiyorum.

hep aynı.

Reblogged from observando

Yarın 9 Mart

Hiçbir özel gün benim için hiçbir zaman özel olamamıştır.. Ne bileyim bişey hissettirmez bana bayram seyran sevgililer günü anneler günü vs…

Kadınlar gününde bir şey hissediyor muyuz acaba? Yani kutlu olsun … olsun tabi… Hatırlatmalar; birbirimizi kendimizi bi dürtmeler iyidir..İnsanlığımızı sewgiyi dünyayı falan hatırlamak lazım… peki ama kadınlar gününde ne kutluyoruz? Kadınlığımı mı kutluyorum?.. ya da 21. yüzyılda çalışan kadının hali nedir kaç yüzyıl öncesiyle bir midir? Bırakın emeğe saygıyı.. birbirimize saygımız yok ki…Hayvana ( insan türü dışı diyim de beni taşlamasınlar! ) bitkiye, canlıya, doğaya, dünyaya, evrene, tanrıya…. saygımız yok! Cinsiyet ayrımımız bile yok bence çünkü insanlığımıza , varlığımıza saygımız yok…

Neyse.. emekçi olabilmek için iş bakınan bir kadın olarak, emeğe saygı duymayan hiçbir yerde barınamıyorum… Bu gidişle kültürlü ( tanımını da bir araştırmak lazım ) ew kadınları günü de girecek kutlayacağımız günler arasına… Konu komşuyu toplayıp önce ewlerde isyan çıkarıp mahallelere taşıp grev yaparız… ya da yapamayız… Artık “toplum” ların olmadığı şu yüzyılda  ancak ve ancak “Sanat internette vakit öldürenler içindir” sloganıyla bir günü diğerine bağlayabiliriz…

Kutluyorum: Önce varlığımı.. bize bu şansın verilişini.. bize yaşamı hediye eden Tanrı yı! Kadını erkeği kuşu böceği dolunayı venüsü marsı… balıkları… ağaçları..

Anıyorum: Şimdiye dek yeryüzünde inandığı şeyler için savaşmış didinmiş kaybetmiş kazanmış herkesi… Ama “iyi” ama “kötü” olanı!!! Varolmak tuhaf bir “şey”… Bu kaçıncı 8 Mart bilmiyorum ama eminim 5 Eylül ün de 9 Aralığın da kutlanmaya değer bilmediğimiz neleri vardır…

Adem Havva’yı anlasaydı, Havva Adem’i anladığını sanmasaydı herşey daha farklı olabilirdi belki.. ama olmadı :) insanız… olacak olan olur olmuş olan olmuştur…

Kutlu olsun !

Kabullenmeyi, anlamayı, sevmeyi, saygı duymayı becermemiz umuduyla…. zihnimizin doğasını anlamayı becerdiğimiz günleri de kutlamak dileğiyle……….”Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlu olsun…

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisiönderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleşti.Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.

Birleşmiş Milletler’in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır. ( wikipedia da da yazılmamış yani inglizce olarak yok ya da ben bulamadım )….

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünya emekçi kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. Türkiye’deki sosyalist çevreler bu günü “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” adıyla kutlama taraftarıdırlar.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

loVe

[Flash 9 is required to listen to audio.]

.

J’ai plus de souvenirs que si j’avais mille ans.

Bin yıl yaşamışça, daha da çok anım var.

_Ben ayın tiksindiği bir mezarlık yeri,

Vicdan azapları gibi uzun kurtçuklar

Candan ölümlerime saldırır dururlar.

Bir yatak odasıyım solmuş gülleriyle,

Modası geçmiş bir yığın öteberiyle,

Hüzünlü pastellerle soluk Boucher*lerin

Açık bir şişeyi kokladığı, derin derin.

C.Baudelaire

İğreniyorum, tiksiniyorum, nefret ediyorum ! İnsanım ya ! İnsanız ya ! Normalleşen, sıradanlaşan bu duygularla kutluyorum inandığım şeylerin yıkılışını….

Tebrikler! Hepimiz insandık: Tanrının çocukları !